| ||
| ses ver, yoksa duymayacaklar ki seni... |
| ||
Denize karşı ne içersen iç, Hatta hiçbir şey içmene bile gerek yok, Yumuşar hüzünlerin Çeker ta en derinlerine seni, Ne hüzün kalır ne dertlerin...
| ||
| yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı |
| ||
|
ÇİZMEYİ AŞMAK
(Bilmediği işe, yetkisi dışındaki konuya karışmak anlamında bir deyim.) 19.yüzyılda, Fransız ressamlarından Delacroix Paris’te bir resim sergisi açar. Sergiyi gezenlerden bir kişi, büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarak, yakından uzaktan ciddi ciddi seyreder, beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallar. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sorar: -“Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belli oluyor.” -“Evet” der adam. “Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var.”” -“Pekiyi nasıl anladınız, işiniz bu mu?” -“Ben kunduracıyım, çizme dikerim.” deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltir ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür eder. Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadan, bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çok bilmişliğe dayanamayan ressam: -“Bak dostum” der, “sen kunduracısın, çizmeyi aşma!”
Sevgili g. şimdi sen yukarıdaki resme de şövalye çizmesi değil dersin biliyorum ama bulduğum şövalye resimlerinin boyutu 150 kb üzerinde idi o nedenle bunu koydum idare ediver, oysaki sen koca koca resimleri koyuyosun bloguna artık bi ara onu da öğretirsin;) | ||
| 2 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı |
| ||
|
ATEŞ PAHASI
(Çok pahalı anlamında kullanılan bir deyim.) Kanuni Sultan Süleyman, adamlarıyla avlanmaya çıkmış. İstanbul çevresinde avlanırken oldukça uzaklaşmışlar. Hava birden bozmuş ve çok şiddetli bir yağmura tutulmuşlar. Islanmış ve üşümüş olarak bir kömürcü kulübesine sığınmışlar. Her ne kadar kendilerini tanıtmak istemeseler de kömürcü işi anlamış. Bunlara hemen bol ateş yakmış, ısıtmış, sıcak bir şeyler ikram etmiş. Gidecekleri sırada, Sultan Süleyman, kömürcüye ateş yaktığından dolayı kaç para borçları olduğunu sormuş. O da: -‘Bin altın’ demiş. Parayı çok fazla bulan veziri: -‘Bu ateşin ücreti çok pahalı’ demesi üzerine padişah: -‘Bu ateş değdi pahasını da verin’ demesi üzerine bu deyim ‘ateş pahası’ olarak dilimize yadigar kalmıştır.
| ||
| yok Yorum | Yorum yaz | Bağlantı |
| ||
|
"Gülüm şöyle gülüm böyle demektir yare mutadım Seni ey gül sever canım ki canana hitabımsın." demiş Nedim. Bir önceki yazımda acemiliğimden dolayı yerleştiremediğim "gül" resmini bari bu vesileyle yerleştireyim dedim. Bakalım gülümüz görünecek mi:) | ||
| 2 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı |
| ||
Üniversite son sınıftaydım ve ev arkadaşlarımdan Levent, bir kıza körkütük aşıktı. Kıza açılmak istiyor fakat birçoğumuzun olduğu gibi bunu eyleme dönüştüremiyordu. Duygularını ertesi gün kıza (Mehtap) açıklamaya karar verdiği bir akşam benim odama gelerek (edebiyatçı olmam nedeniyle ve sanki sadece edebiyatçılar şiir yazabilirmiş gibi) "Kardeş bana bir güzel bir şiir yaz, yarın gül vereceğim Mehtap'a ve yanına da şiiri ekleyeceğim." dedi. O sırada ben de odamda radyo dinliyordum ve Levent'e "Tamam kardeş yazarım biraz sonra dedim." Levent odadan çıktı ve radyoda da Ahmet Kaya'dan "Şafak Türküsü" çalmaya başladı. O an kalemi alıp akrostiş bir şiir yazmaya başladım. Müziğin etkisiyle dizeler art arda dökülüverdi ve ben Levent'e seslendim, Levent odama geldi , ona şiiri yazdığımı söyledim. Levent, daha şiire bile bakmadan,güzel bir şiir için daha fazla zaman ayırmam gerektiğini düşünmüş olsa gerek, aynen: "Ya oğlum git Allah aşkına adam gibi bir şiir yaz!" dedi. Ben de gülerek "Ya oğlum önce bir oku bakalım ondan sonra karar ver." dedim.Sen oku dedi Levent ve "Şafak Türküsü" eşliğinde şiiri okudum Levent'e ve de akrostiş bir şiir olduğunu belirttim. Levent'in gözleri doldu o anda... Belki şiir o kadar güzel değildi ama Levent körkütük aşıktı:) İşte Mehtap'ın Levent'e ait olduğunu sandığı şiir : (Leventçiğim umarım Mehtap Blogculardan değildir:)
Masum sevdamı anlatsın diye sana En güzel gülünü kopardım bahçelerin Hepsinin içinde onu seçtim Tıpkı sana benzettiğim için... Anlıyor musun sevdamın masumiyetini, Peki anlıyorsan neden? | ||
| 1 Yorum | Yorum yaz | Bağlantı |
| Sayfa : 1 Toplam: 2 |
| | Sonraki Sayfa |